SİVAS MAKAMI Taner ERDOĞAN

SİVAS MAKAMI Taner ERDOĞAN


Nevşehir'de beni tanıyanlar yıllardır şerefle taşıdığım gazetecilik mesleği dolayısı ile "Gazeteci Taner Erdoğan" olarak bilirler. Dolayısı ile benim tahsilimin de gazetecilik olduğunu düşünürler. Bir bakıma da haklıklar. Ben Gazetecilikte alaylıyım. İlkokuldan başladım bu güne geldim. Halbuki mekteplilik tarafıma bakıldığında "Ekonomi" okudum ve Yüksek öğrenimimin gazetecilikle doğrudan ilgisi olmasa da ekonomi deyince de yorumlara ilgisiz  kalamıyorum.

"Ekonomist"in dünya'da pek çok tarifi olmakla birlikte genel olarak hepsi aynı kapıya çıkar ve sadece tarifte kullanılan ifadeler farklıdır. Ama bizde ekonomisti tarif edin deseler doğrusu günün şartlarında tarif edebilmek zor değil imkansızdır. Bunu anlatabilmek için gazete sütunlarına televizyonlardaki açık oturumlara bakmak yeterli. Hiçbirisi ortak bir noktada birleşemez. Birisi tam bir pembe tablo çizereken diğeri kapkara bir tablo ortaya koyar. Ekonominin kurallarının üstüne siyasetin kuralları çıkar ve sonuçta Ekonomistlerin yorumlarına pek fazla güven kalmaz.Halbuki Ekonomi ilmi kuralları büyük ölçüde ortak noktada birleşen ve sonuca çıkan Rasyonel bir ilimdir. Bir programda Türkiye'de ekonomist kime denir diye sorulan bir soruya :  " Bir gün önce söylediklerinin ertesi günü tam tersi çıktığında bunu en uygun gerekçeyle açıklayan kişidir" şeklinde esprili bir cevap veren gazete yönetmeninin Türkiye gerçeğini yansıtan esprisini çok beğenmiştim.

Gelelelim işin özüne: Türkiye; kabul etseler de etmeseler de bir ekonomik kriz yaşıyor. İktidar yanlısı Ekonomistler (?!) bu durumun geçici olduğunu ve herşeyin güllük gülüstanlık olduğunu söylüyor, ekonomik kriz varmış gibi bir spekülasyon yapılıyor. Kriz var diyenler Amerikan yanlısı...Daha da ilerisi hain...  Bu görüşte olanlara göre Doların 7 liraya fırlaması, süt ürünlerinin yüzde yüz fiyat artırması, Dövizle makina alımı yapanların feryatları, ithal ürünlerdeki ve genel piyasada her gün katlayan fiyatların tek amacı var. O da "Damat beyi ve Reisi yıpratmak". Türkiye'nin dünya lideri olmasının önüne geçmek.

Diğer taraftan bir kısım ekonomist(?!) Dolar bu gün yarın 10 lirayı geçer battık bittik diye feryad ediyor. Onlara göre de doların gidişini durdurmak için hemen ESED ile barışmak, anlaşmak ve kucaklaşmak lazım. Bu sayede Türkiye'deki Suriyeli'lerin sayısı düşer, "Armut pişer ağzımıza düşer" iktidar düşer, Kriz sona erer. Kılıçdaroğlu erer muradına Millet çıkar kerevetine...

Millet ne halde demeyin. "Sivas makamını bulmuş gibi"

Hikayedir. Sivasa geçmiş zamanlarda bir vali atanır. Vali ne yapsam etsem diye düşünür ve araştırır her şey var. En iyisi yeni bir vergi atın der. Yeni vergiyi duyan halkta büyük tepki doğar. Vergi uzmanları valiye koşarlar. Aman efendim yeni vergileri duyan halk demediğini koymuyor. İşler kötü. Vali ; Anlaşıldı der. Siz vergileri daha da artırın. Vergi memurları da şaşkın istemeyerek denileni yaparlar. Bu defa halkın tepkisi daha fazla olur. Vergi uzmanları nefes nefese Vali'ye çıkarlar. Aman Efendim bildiğiniz gibi değil. Halk isyan edecek ne yapalım? Vali : "Vergileri daha da artırın".. Çaresiz denilen yapılır. Ama Hayret büyük bir sessizlik, kimsenin birşey umurunda değil, bağıran yok kızan yok. Zamlara itiraz eden yok. Vur patlasın çal oynasın... Vergi uzmanları şaşkın gene valiye koşarlar. "Aman efendim vaziyet böyle, böyle. Halk sessiz. Çoğu vur patlasın çal oynasın eğleniyor, kimsenin zamlara vergilere falan aldırdığı yok"  derler. Vali : Gülerek. "Tamam artık vergi yok. Sizde işinize bakın SİVAS MAKAMINI BULDU.." cevabını verir.

Ekonomik gidişe, vergilere, siyasi gelişmelere, Türkiye'de Türkçe konuşanların azınlığa düştüğü bir ortamda sizce vaziyet nasıl?

-SİVAS MAKAMINI BULDU MU?...

 

(Uzunca bir süredir yazılarıma ara verdim. Okuyucularımdan ısrarla yazılarıma devam etmem isteniyor. Bu ısrarlar karşısında sık aralıkla olmasa da  zaman zaman birlikte olmak sizlerle sohbet etmek ve sizlerin aranızda bulunmak beni de mutlu edecektir. Tekrar Merhaba...)

 

Google+ WhatsApp