İNANILMAZ  BİR AŞK HİKAYESİ

İNANILMAZ BİR AŞK HİKAYESİ


Bir dostum sosyal paylaşım sitesinde göndermiş, çok beğendiğim için paylaşayım istedim.

  Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan 17 yaşına geldiğinde onunla evlenmek için iki kişi aday olur. Biri o zamanın Diyarbakır valisi Rüstem Paşa, diğeri ise Mimar Sinan’dır.

  Mihrimah yani Farsçası Güneş ve Ay anlamındadır.

  Koca Sinan o zaman 50 yaşlarında ve evlidir ama Mihrimah Sultan’a da deliler gibi aşıktır fakat heyhat padişah buna sebep kızını Rüstem Paşa’ya verir.

    Koca Sinan sevdiğine kavuşamamıştır ama aşkını olanca güzelliğiyle sanatına yansıtmak istemiştir.

    Önüne çok güzel bir fırsat çıkar ve padişahın da isteğiyle 1540 yılında Üsküdar’da Mihrimah Sultan’ın adına bir cami inşa eder ve sekiz yılda bitirir bu camiyi.

  Camiyi yaparken öyle bir incelik kullanır ki caminin silüeti etekleri yerleri süpüren bir kadının dış çizgilerini ifade eder.

  Bununla da yetinmez ve belki de yaşamı boyunca ilk kez padişah fermanı olmaksızın Edirnekapı’da çoğu kimsenin bilmediği ıssız ama İstanbul’un en yüksek tepelerinden birine Mihrimah Sultan’a ithafen bir cami yapmaya karar verir.

   Cami oldukça küçüktür, tek ve incecik minaresi 38 metre kadardır ve üzerinde 161 pencere vardır. İçerdeki sarkıtlar ve minare kenarındaki işlemeler Mihrimah Sultanın saçlarını anımsatır insana.

   Buraya kadar tamam ama gelelim şimdi işin en ilginç yanına.

    Çünkü bu iki camiyi Gelmiş geçmiş en büyük mimar inşa ediyorsa bunda bir hikmet olması gerek değil mi?

   İşte o da şu.

   Bu iki camiyi ayna anda gören bir yerden gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart günü bakıldığında (Bu günün başka bir önemi de Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür) göreceğiniz manzara şudur.

   Edirne kapıdaki caminin minaresinin arkasında güneş batarken aynı anda Üsküdar’daki caminin ardından ay doğar.

   İşte bu inanılmaz.

   Mihri- Mah yani Güneş ve Ay.

   Bu nasıl akıllara ziyan bir hesaplamadır. Nasıl bir güzellik anlayışıdır. 

 

 

 

 

 

Google+ WhatsApp